2 Şubat 2015 Pazartesi

MUCİZEVİ TIRNAK BAKIM YÖNTEMLERİ-2 TIRNAK YEME ALIŞKANLIĞI

    Biliyorum, dertleriniz var.

-Okulda ya da arkadaş ortamında istediğiniz dikkati çekmiyor,  kimse tarafından farkedilemiyorsunuz.

- Aileniz ya da sevdiklerinizden belki de ihtiyacınız olan sevgiyi göremediniz.Burada her ailenin evladını sevdiğinden eminim ama ihtiyacımız olan şey "ihtiyaçlarımızın karşılanması"değil; hatamız ya da doğrularımızla birlikte sevilmekten bahsediyorum.Anne baba da ayrı olabilir, bunun suçlusu siz değilsiniz. 

-Dışarıdan çaktırmasanız da kendinize zerre kadar güveniniz yok.

    Bu seçenekleri arttırmak o kadar kolay ki.İnsanın tırnak yeme alışkanlığı edinmesinin arkasında tek bir sebep var aslında : MUTSUZLUK!

    Çeşitli yazılar okudum, kısacası tırnağını uzatan tırnak yemeyi bırakma yazıları yazmış da kimsenin umru mu, neden yedik? neden kendimize zarar verdik?nasıl aşağılandık? Yani anlayacağınız ne acı ojeyle bu iş olur; ne yanınızda törpü ya da nemlendirici krem bulundurmakla.Törpü? Törpü mü kafanı değiştirecek?

    Öncelikle kabullenin, tırnak yeme/yemeseniz de etleri koparmanız gibi hareketler psikolojik problemlerinizin olabileceğine işarettir.Bu bir ayıp ya da bir hastalık değildir.Önemli olan törpü değil sorunun kaynağına inip sıkıntıyı çözmektir.

Kurgu :

    Örneğin bir arkadaş ortamındasınız kendi çapınızda giyindiniz kuşandınız ama Merve öyle bir geldi ki mekana dikkatler onun üzerinde.

Sen ne yapıyorsun?

      Dikkat çekemediğin ve beğendiğin insanın Merve'ye ilgi duyma ihtimali olduğu için içinde korkunç bir güvensizlik ve kaygı var.Kaygının da etkisi ile bacaklarını titretmeye, tırnaklarını tiftmeye ve daha kötüsü tırnaklarını ta ki kanatana kadar yemeye başlarsın.Kaygı senin kendine zarar vermeni sağlıyor.

 Peki o an sen kendine zarar verdiğinin farkında mısın?
    Hayır, o anda kaygına ve mutsuzluğuna odaklısın.Kendine zarar verdiğini hissedebilmen mümkün değil.Taa ki etkiden kurtulup ellerini gördüğün ana kadar.

Ne görüyorsun?

     Kenarları kanamış tırnak etleri, koparılmış hatta yenmiş tırnaklar ve hasar görmüş tırnak yatağı.Acıdan bahsetmeme gerek var mı?

    Bilmen gereken şey şu, hayatta hiçbirşey yolunda gitmeyebilir.İstediğin notu,  ilgiyi, adamı,  kadını,  arkadaşı,  işi vs alamamış olabilirsin ama bil ki sana başka zamanlarda başka mutluluklar verilecek.Sıkıntını ellerinden çıkartman o anki ruh halini ve hayatının gidişatını etkilemeyecek, düzeltmeyecek, üzüntünü gidermeyecek.Tam tersi derdine bir dert daha ekleyecek: Ellerinin o korkunç görüntüsü!


    Uzmanların yaptığı araştırmalara göre, tırnak yeme, stres ve heyecan yaşadığımız durumlarda gündeme geliyor.İşte bu sıkıntılı zamanımızda birtakım boşluk hissi yaşıyoruz ya işte sıkıntı ve boşluk hissinden kaynaklı eksiklikleri doldurmak amacıyla tırnağımızı yiyoruz.

   Boşluk? Tırnak eti ve tırnaklarınız tek bir boşluğu doldudur.O da mide boşluğudur!!!! Hele tırnağın hazmı olmaz, senelerce oralarda bakteri üretir sizi hasta eder.Tırnağınızda açtığınız yara her türlü bulaşıcı hastalığa davetiye çıkarır.Şöyle düşünün; bindiğiniz otobüslerde HIV virüslü kadınla birlikte olmuş bir adamla aynı demire tutunuyor olabilirsiniz.İşten dönen ve parmağını yanlışıkla kesmiş bir adam olsun bu.Buyrun cenaze namazınıza.Çok ütopik örnek olduğunun farkındayım ama korkun diye yazıyorum.Çünkü burası Türkiye!

  Sosyal açıdan tırnak yiyen insanlar toplumdan uzaklaştırılıyorlar. Çünkü, insanlar bu alışkanlığa sahip olan insanlardan ciddi anlamda iğreniyorlar.Kim kendini yiyen (!) bir insana tahammül edebilir ki! Bununla birlikte yenmiş tırnaklara sahip bir kadının sevdiği insan karşısında ne kadar aşağılandığını ve hor görüldüğünü anlatmıştım size.

   Tırnak yeme davranışı, olgunluğa erişmiş insan davranışı olarak kabul edilmediği için kimse böyle bir prototipi  sosyal çevrelerinde görmek istemez, dışlamaya başlar. Bu dışlanma nedeni ile artan stres ve başarısızlık duygusu tabloyu daha da ağırlaştırır.Ee o zaman yiyecek neresi kaldı bir düşünelim!

    Yaptığınız her ne ise kendinize yapıyorsunuz.Yaralar zararla sarılmaz arkadaşlar; yaralar var olanı daha da güzelleştirdiğiniz zaman iyileşmeye başlar.

   Aciz misin sen? Hayatın her aşamasında kaygı var; mutsuzluk var.En ufacık bir acizliğin senin hayatına bile mal olabilir.Yaşadığın sıkıntıyı kendine zarar vererek örtbas etmeye çalışmak acizliğin ta kendisidir.Sorunun derinine in, gerekirse psikolojik yardım al ve hallet bu işi!

    Sen başarırsan,

- Ojeler sürüp elfie'ler çekebilirsin mesela.Herkes sana ojenin markasını sorar, ruhun okşanır, her maniküre gittiğinde sanki saçında bir değişiklik yapmışsın gibi hissedersin.

- Güzel ellerin için çok şık aksesuarlar alıp takabilirsin, şimdi düşman ayağa değil ele bakmaya başladı benden söylemesi.

-Tektaşı o ellerle taşıyacağını düşünmüyorsun öyle değil mi?

- Yemekte,  ortamda,  otobüste, barda kazaklarının manşetlerine elini soka soka kazağı çürüttün! Artık onları saklamaktan sıkılmadın mı?

-İnstagramda orada burada dünya kadar nail art hesaplarını takip ediyorsun, aynı tırnak sende de olabilir. İSTERSEN!

   O sebeple senin törpü ya da nemlendiriciye değil, isteğe ve iradeye ihtiyacın var.Rabbimiz bizi belli bir akıl ve irade çemberi içinde yaratmış.Kullanabilme kabiliyeti vermiş, ama kullanma isteğini bize bırakmış.O irade sende bulunuyor ama sen onu derinlere itiyorsun çünkü öylesi işine geliyor.İnsanların sana aciz gözüyle bakmasına izin verme, konumuz el güzelliği değil; o bizim ikinci amacımız.

     Kaygı mı duyuyorsun, olabilir; hepimiz bir hayat kaygısı içerisindeyiz.Sen yalnız değilsin. Ellerini her ağzına götürdüğünde içinden şunları diyeceksin :

"BEN ACİZ VE ZAYIF DEĞİLİM"
"ONLARA ZARAR VEREREK SIKINTIM GEÇMEYECEK"
   
     Zaman geçtikçe tırnakların kendine gelmeye başlayacak, oje sürmeye başladığın vakit zaten kıyamayacaksın emeğine.Şunu da unutma,  insanın kıyamadığı iki şeyi vardır :

1- Evladı
2- Emeği

     Eşe, sevgiliye dünyanın en büyük aşkını beslediği insana bile yeri geldiğinde insanlar kıyabiliyorlar ama emeğe kıyılmıyor emin olun.

     Lütfen dara düşersen bu yazıyı oku, kendini mutsuz hissetme. Bu yazıyı yazanın da dünyası başına yıkıldı.Ancak dünyanın bütün büyük acılarının altında ezilmek yerine acıları lehinize çevirmeniz sizin faydanıza.Daha güzel bir kadın olun, aşağılandığınız ne varsa değiştirin.Siz bunları değiştirdiğinizde umursamıyormuş gibi görünen insanların karnına minik kurtlar yerleşmiştir bile...O kurtlar ASLA ÖLMEZ.

     Teşekkürler benden daha güçlü,  daha bakımlı ve daha güzel bir kadın yarattığın için; emin ol kuaförler, estetik merkezleri bile daha iyisini çıkaramazdı :))))



    03.02.2011 de utandırılan bir genç kızın 03.02.2015'te yazdığı yazıyı okuduğun için sana da teşekkürler...
   
   
   
Copyright © 2014 NIHANPERI

Distributed By Blogger Templates | Designed By Darmowe dodatki na blogi