25 Ağustos 2014 Pazartesi

KIRMIZI RUJ NASIL SÜRÜLÜR VE NELERE DİKKAT EDİLİR?

Biz kadınlar için makyaj kimi zaman zor zanaat.Hele ki sürülmesi zor renkler işin içine girince ekstra dikkat gerektiriyor.

Kırmızı ruj da bunlardan biri.Evet kırmızı!

Kadınların makyaj yapmaya başladıkları dönemden bu yana en çarpıcı,  en seksi ama kimine göre de en frapan rengi kırmızı.Eski dönemlerde kırmızı ruj süren kadınlara pek de iyi gözle bakılmazmış ancak bu kanı kadın figürü güçlendikçe yıkılmış durumda.

Ee haksız mıyız yani! Kadını kadın yapan kırmızı değil midir? Basa basa söylüyorum kırmızıyı ister dudağınızda, ister kıyafetinizde kullanın kırmızı kadının rengidir!

Bir o kadar da zor renktir aslında.Koyu göz makyajlarına her zaman uyum sağlamaz, her dudakta durmaz, tonu en fazla olan renklerdendir doğru tonu bulursanız sizi vezir; ancak yanlış tonu seçerseniz sizi rezil bile edebilir.



   Günlük makyajlarımda çok da fazla kırmızı ruj tercih etmem ancak edersem de birtakım kurallardan vazgeçemeyen biriyim.Örneğin smokey eyes makyajlarında ya da renkli makyajlarda asla kırmızıya yer vermem.Neden? Yüzümüzdeki her uzvumuzu ön plana çıkarmak karşımızdaki insanlar da dahil olmak üzere kendi göz zevkimiz için de kalabalık oluşturabilir.Kalabalığa yer vermeyin!

1.KURAL : KALABALIK ETME SADE VE ASİL OL!

     Kırmızı ruj kullanacaksanız öncelikle kararında bir göz makyajı yapmanız gerekir. Yukarıda da belirttiğim gibi eğer dudaklarınızı ön plana çıkarmak istiyorsanız gözlerinizi ve yanaklarınızı geri plana atın ki yüzünüzde renk cümbüşü olmasın.



    Ten rengi bir far (sedefli ya da mat olabilir), eyeliner ve rimel kırmızı rujla harika bir uyum içerisindedir.Bu tip makyajlarda özellikle gece bu ton ruju tercih edecekseniz siyah/füme hafif gölgeler de çok abartı durmaz.Ancak koyu bir ton göz kapaklarınızda ise fazla karanlık ve yorucu bir görüntü elde edersiniz.Siz asil bir görüntü elde edeceksiniz aksi halde "Gölgelerin Gücü Adına" ??!! :) :)



     Kırmızı tonda bir ruju sıcak taupe renkleri ile de kombinleyebilirsiniz.Ancak kullandığınız kırmızı tonun sıcak bir ton olmasına dikkat edin.Pembe bazlı kırmızılar bu tonda bir göz makyajında çok çiğ duracaktır.

2.KURAL : KIRMIZI RUJLA FAZLA ALLIK KULLANMA!

    Hepimiz küçükken annemizin makyaj malzemelerini karıştırdık. Biz küçük kızlara en cazip gelen kırmızı ruju dudağımıza taşırarak sürdük ya da aynı ruju  yanaklarımıza da sürüp elma yanak olduk değil mi? Hadi itiraf edin!

    Hele ki 80li yıllarda çocuk olduysanız o zamanlar annelerimiz kullandıkları rujları yanaklarına da az miktarda sürüp rujla kombin ederlerdi.Tabi çocuğun el ayarı olmaz heidi gibi dolaşırdık ortada. O zaman allık mı vardı!

    İşte 5 yaşında bir çocuk gibi görünmek istemiyorsanız kırmızı ruj kullanacağınız zaman kullanacağınız allığı çok soft bir şekilde uygulamanız gerekir.

3.KURAL : RUJA UYGUN BİR ZEMIN HAZIRLA!

     Öncelikle pigmentli ve yoğun bir kırmızı ruj sürmek için çok küçük ve ince dudaklarımızın olmaması gerekiyor.Keza fazla dolgun dudakta da  kırmızı tonlar frapan bir görüntü veriyor. O sebeple çok ince ve küçük/fazla etli ve dolgun dudaklara sahip olan arkadaşlarımızın mat/creamy ve yoğun renkte kırmızı ruj yerine kırmızı tonlar içeren parlatıcı kullanması çok daha hoş olacaktır.

    Bu iki dudak tipinde değilseniz kırmızı ruju sürmenin can alıcı noktalarını bildiğiniz takdirde rujunuzun size vereceği keyif altın tepside sizi bekliyor!

DUDAK PEELİNGİ ŞART!!!

Kırmızı ruj sorunlu dudağı affetmez, soyulmaları, pütürlenmeleri daha çok ortaya çıkarır.Bunun için illa ki dudak peelinglerine para vermeye gerek yok!

    Bir miktar balın içerisine koyacağımız toz şeker ile dudaklarımızı ölü derilerden arındırıp rujumuza kusursuz bir zemin hazırlayabiliriz.

    Sizi kırmızı ruj sürmekten mahrum bırakacak dudak yeme hastalığınız varsa, devam et yemeye canım afiyet olsun!


4. KURAL : RUJU SÜRMEDEN ÖNCE DUDAĞINI SABİTLE!

   Kırmızı ruj koyu tonundan dolayı dudakta zaptedilmesi zor bir renk olduğundan rujumuzun daha kalıcı olması için ya bir fondoten ya da bir pudra ile dudaklarımızı sabitlememiz gerekiyor. İsterseniz fondoten sürüp kurumasını bekleyebilirsiniz; isterseniz pudra ile rujunuzun kalıcılığı için zemini sağlamlaştırabilirsiniz.

   Ikinci olarak rujumuzun dışa taşmaması ve daha kusursuz görünmesi için rujunuza yakın bir tonda dudak kalemi ile dudak kenarlarını çizebilirsiniz.Bu uygulama ile dudaklarınıza hem istediğiniz şekli verebilir,  hem de rujun kenarı taşmamasını sağlayabilirsiniz.Dudak kalemi kullanacağınız kırmızı ruja bir nevi bariyer görevi görecektir.

* 5.KURAL : RUJU SÜRERKEN TALİMATLARA UY!

   Mümkün mertebe dudak fırçası kullanın arkadaşlar, sürümü daha kolay olacaktır. Önce dudaklarınızın ortasını doldurun, sonra kenarları fırçanızla boyayın.Her iki şekilde de fırçanıza rujdan az miktar alın.

    Tüm dudağınızı rujla boyadıktan sonra kağıt mendili dudaklarınızın arasına sıkıştırıp fazlalıkları temizleyin.

   Eee emeğim boşa mı gidiyor,  ruju emdirdim ne anladım bu işten!! diyen gözleri görüyorum ben.Sakin!! Rujun rengini dudaklarımıza geçiriyoruz sadece,  bil ki rujun daha kalıcı olacak!

    Daha sonra dudaklarınıza aynı şekilde ikinci katı geçin ve kırmızı rujunuzun keyfini çıkarın!!

    Unutmadan, aynaya bakarak gülün!

    Gülmek güzel tabi :))

    RUJ DİŞE BULAŞMADIKÇA!



    SEVGİLER
      NİHAN

24 Ağustos 2014 Pazar

NEW YORK COLOR YAZ SERİSİ YORUMLARIM

Türkiye'de mağaza açan yabancı menşeili kozmetik mağazalarının bize katkısı amerikan menşeili ve bizlerin bilmediği markalarla bizleri tanıştırmaları oluyor. Örneğin gratis bizi Wet n Wild ve The Balm ile tanıştırırken Watsons da bizlere New York Color (NYC) markasını tanıttı.

  NYC markası ile hepimizin tanışıklığı turbo coat ojesi ile oldu diyebilirim.Ancak işe yarar en iyi ürününü piyasadan çekmekle büyük bir hataya düştüler malesef. Makyaj ürünlerini beğendim mi diye sorarsanız rujları bir nebze iyi olsa da far paletleri çabuk taşlaşıyordu.

   Geçtiğimiz haftalarda Watsons denememiz için tekli far, lipgloss,  rimel ve oje gönderdi. Bizlere de deneyimleyip bloglarımıza yazmak düştü.

Öncelikle NYC City Mono Farından bahsedelim.  

NYC city mono eyeshadows metalic beyaz rengi bir farımız.Pigment olarak çoğun bir ışıltı içeren far gibi görünen bu tip farlar, içi biraz kazındığında gerçek yüzlerini gösterirler.Aslınsa dış görüntü olarak metalic ve yoğun ışıltılı gibi görünen far aslında alelade inci ışıltısı içeren normal bir fardır.

Alt tabaka aşırı pigmentli olmaz.Daha doğal görüntü elde edersiniz.Ve bu tip farları 15 gün kullanırsanız anca asıl şeklini görebilirsiniz.



Resimde gördüğünüz gibi farın sol tarafında görüntü pırıl pırıl disco topu gibi.Ama sağ tarafında far matlaşmış vaziyette. 

Aynı durumu essence farlarında da göreceksiniz.
O sebeple kötü bir ürün olmasa da hileli bir üründür.Onun dışında normal beyaz bir far.Yani tozlaşmaya müsait hafif ışıltısı olan beyaz bir far olduğunu kazıyarak çok net anlayabilirsiniz.

Yine de farın kullanıldığı ve aynı zamanda aşağıda bahsedeceğim Show Time Volumizing Mascaranın kullanıldığı göz makyajını paylaşalım;





İkinci bahsedeceğim ürün ise NYC İn a Minute Quick Dry Ojeleri,

   Watsons ailesi bu ojeleri yaz ürünü olarak lanse etse de bu iki oje aslında NYC standları olduğundan beri varlar.Yani yeni ürün falan değiller.




    Bize iki ürün gönderildi.Birincisi Times Square, diğeri de Spring Street ojeleri. Altta sırasıyla renklerini görebilirsiniz.


                    224 Times Square



                        221 Spring Street



   Arkadaşlar bu ojeler çabuk kuruyan seriye ait.Eğer tek katta rengini veren ojeler olsa evet ojeler kısa sürede kuruyor diyebilirim.Ancak asıl rengi 2 ya da tırnak büyüklüğünüze göre 3.katta elde ettiğiniz için ojelerin bu katlarda vaad edilen sürede kuruduğunu söyleyebilmek imkansız.

    Keza sürerken dalgalanma ve çabuk katılaşma problemi yaşadım.Dalgalanma konusunda yorum benim tırnak yüzeyimin büyüklüğü ile ilgili olabilir, zira tırnak yatağı daha küçük olan arkadaşlarımız bu problemi yaşamayabilirler.Katılık problemi ise aşikar, oje belli bir müddet sonra sakız gibi sünüyor ve çabuk katılaşıyor.

Üçüncü ürünümüz ise NYC KissGloss 535 Jay Walking Jam rengi.



   Hafif bir parlatıcı, günlük makyajlarda kullanılabilecek,  kıvamı orta yoğunlukta hafif renk veren ve azıcık pırıltı içeren bir lipgloss.Ruju sürdüğünüzde meyve aromasını hemen hissediyorsunuz, bu aroma benim için problem değil ancak ruj tadlarına ve kokularına hassasiyet duyan arkadaşlar bu ruju tercih etmemeli.

     Hele ki bu lipglossları rüzgarlı havalarda kesinlikle kullanmayın, yağlı bir ürün ve saçınıza yapışabiliyor.Onun dışında dudak kenarlarına taşma yapabilen bir lipgloss.


Dördüncü ürünümüz ise içlerinde en çok beğendiğim NYC Show Time Volumizing Mascarası.



     Mascara özellikle makyaja yeni başlayacak genç kızlarımız için ideal bir fırçaya sahip, fırça yapısı ince ve etrafa rimeli bulaştıracak bir sürümü yok.Rimeli çok kolay ve kirpikleri tek tek ayırarak uygulayabilirsiniz.



     Rimeli yaklaşık 2 haftadır kullanıyorum ve döküntü, akma, dağılma, harelenme problemi yaşamadım.Çok dolgunlaştırıcı bir özelliği var mı derseniz yok ama tek tek ayırması ve verdiği hafif dolgunluk gayet tatmin edici. Fiyatının 7.99 olması da bu özellikleri ile düşünüldüğünde gayet olumlu hale getiriyor bu rimeli.

     Açıkçası günlük, severek kullandığım rimeller arasına girdi diyebilirim,  hatta bitince yeniden almayı düşünüyorum harelenme yapmamasından dolayı.Bu da uygulanmış bir göz makyajı :



  Arkadaşlar, far konusunda yaptığım yorum acımasızca gelebilir,  ancak bu tip farlar göründüğü gibi değildir. Yorumlar yanıltıcı olabilir bu sebeple. O yüzden ben farı kazıyarak görüntüsünü paylaşmak istedim. Metalik görüntü isteyenler bu farı tercih etmemeli. Benim için dürüstlük herşeyden önce geliyor, varsa bir şey söylemeden geçemem vicdan meselesi bu.

O sebeple durumun bu olduğunu açık yüreklilikle söylemeyi isterim.


Herkese Sevgilerimle...
Nihan
    

18 Ağustos 2014 Pazartesi

PANTENE ANINDA HACİM VE DOLGUNLUK VEREN SAÇ BAKIM SPREYİ DENEYİMLERİM

Saçlarımız en önemli silahlarımızdan biri.Ancak ince telli ve çabuk sönen saçlara sahipseniz yapışmış ve dolgun görünmeyen bir görüntü hepimiz için kabus olabiliyor.

Bunun için aslında pek çok çözüm var.Örneğin krepe yapmak.Piyasada pek çok krepe tarağı bulabilirsiniz.Krepe yapabileceğiniz yerlere sıkacağınız istediğiniz sertlikteki bir saç spreyi vasıtasıyla krepe yapmanız mümkün ancak sonuç pek de kalıcı olamayabiliyor.

Krepe de yapsanız, köpük uyguladığınız saçı vigo ile de kurutsanız 2 saat içinde saçlarınızın düştüğünü hissedebilirsiniz.Dediğim gibi hele ki ince telli saç yapısına sahipseniz bu sonuç kaçınılmaz olabiliyor.

Bir de saçlarının çok az olmasından yakınanlarımız var ki saçı çok göstermek için uğraşıp duruyoruz.




Geçenlerde Pantene markasının anında dolgunlaştırıcı saç bakım spreyini görünce denemek istedim.Saçım az ve ince telli olmasa da pırasa gibi düz saçlarım var ve düz saçlılar bilir azıcık hacim dahi bizi mutlu eder.

Hemen kullanma talimatlarını okudum ve uygulamaya başladım. Talimat şişenin arkasında yazıyor:

"Tüm gün süren dolgunluk için ince telli saçlarınızın köklerine uygulayın.
 Nemli saça ya uçlarına ya da tüm saçınıza sıkarak uygulayın. Yuvarlak bir fırça ile ya da saçınız baş aşağı kurutun. "


Ürün sprey şeklinde, kokusu kötü değil ve az miktarda uygulama yetebiliyor.Sprey şeklindeki ürünleri seviyorum çünkü maske tipi ürünler yapı olarak bize daha kısa sürede gidiyor.Sprey olması bu anlamda çok daha kullanışlı . İçeriğinde kimyasallar da yok değil ama idare edilebilir bir içeriğe sahip.

   Kullanma talimatlarına kesinlikle uymanız gerekiyor arkadaşlar.Kuru saça sıkmaya kalkarsanız saçlarınızın kazık gibi olmaya başlayacağını kesinlikle söylemeliyim.O sebeple kuru saça uygulamayın lütfen.Kuru saçta spreyin ağırlığı saçı sertleştirdiği gibi çabuk sönmesine sebep oluyor.El ve ensenize de fazla temas ettirmeyin sert bir his algılayabilirsiniz.

    Ancak kullanma talimatına uygun bir uygulama yaparsanız saçınızın bir kat daha volüm kazandığını göreceksiniz.Ben bu kadar düz saçım olmasına rağmen saçlarımın dolgunluğunu koruduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Saç diplerine uygulanmış hali :



Saç uçlarına uygulanmış hali :



Bu aralar pantene güzel ürünler çıkardı. Özellikle saç rengini muhafaza etme konusundaki yazımda bahsettiğim color constantre ürünü benim Pantene markasıyla barışmamı sağladı. Çünkü şampuanları saçımı çok kolay yağlandırıyordu.Sanıyorum teknoloji geliştikçe daha da iyi ürünler piyasaya sunuluyor.

Umarım siz de benim gibi memnun kalırsınız.


Sevgilerimle

Nihan

16 Ağustos 2014 Cumartesi

FARMASİ 3 İN 1 STAR FRUİT DUŞ JELİ VE ŞAMPUAN ETKİLİ BANYO KÖPÜĞÜ YORUMLARI

Duş bir keyiftir aslında öyle değil mi? Ferahlık, yenilenme hissi ve güzel kokular deyince bu 3 hissin bir arada olduğu duş akla geliyor.

Benim çocukluğumda duş jelleri yoktu. Hacı Şakir Beyaz Sabun, Dalan Zeytinyağlı sabun kullanır ateş gibi suyun içinde, termosifon sıcaklığında yıkanırdık.Şimdi sabunlar bir kenara itildi; önce duş jelleri çıktı, sonra banyo köpüğü derken sektör iyice gelişerek HEM DUŞ JELİ, HEM BANYO KÖPÜĞÜ HEM DE ŞAMPUAN yaptılar.3'ü bir arada!

Ben eski kafalıyım kızlar.İsterseniz eleştirin, beyaz sabunum olmadan kendimi temizlenmiş gibi hissetmiyorum.Duş jellerinin sabunlar kadar temizlediğine halen de pek inanmam.Bu benimle ilgili bir durum ama, şimdiki duş jelleri hem temizliyor hem de hoş bir koku bırakıyor aslında.

  Geçenlerde (1ay oluyor tabii) kargoyla gelen ürün beni çok şaşırttı.
"Hem banyo köpüğü,  hem duş jeli, hem şampuan"

Şampuan?? Yanlış okumamışım, evet şampuan.

Farmasi bir Türk markası kızlar.Bugüne kadar pek çok banyo köpüğü ve duş jeli olarak kullanılan ürünler denedim ama şampuan olarak kullanılanı ilk kez Farmasi'de gördüm.Düşünsenize tatile çıkacaksınız bir ürün her işinize yarayacak.Adamlar yapmış!
500 ml gibi kocaman şişeyi her gün duştan çıkmadığımdan adeta yamyam gibi kullandım.Ve artık yazabilirim :)


   Bana deneyimlemem için gönderilen ürün limon ve aleo vera özlüydü.Ferah bir kokusu var, limonun ferahlatıcı etkisini koku anlamında kullanmışlar.Aleo vera ise nemlendirme hedefi doğrultusunda ön plana çıkıyor.

     Koku anlamında bana hitap eden bir kokusu yoktu, çünkü ben ekşimtrak kokuları pek sevmiyorum. Çiçeksi bile olsaydı daha çok hoşuma gidebilirdi ama kokusunu bir türlü sevemedim.Üstelik konsantresi 2 kat olduğu için yoğun bir koku hissediyorsunuz.Duştan sonra kokusu kalan duş jeli daha icat edilmediğinden kokusu uçtuğu için çok da sıkıntı yaşamadım. İçeriğindeki yıldız meyvesi bütün kokuyu malesef ekşitiyor.



    Ürün aynı zamanda banyo köpüğü de olduğu için gayet köpürüyor.Ki ben kese kullanan biriyim, kese genelde köpürmez ancak bu ürünle bir hayli köpürme gözlemledim.Ha bol köpük bol temizleme midir?  Hayır, köpük işin gösteriş ve eğlenceli kısmıdır bence.Ama baloncukları görmek kimi mutsuz eder ki :)

     Ürün cildi kurutmuyor ama öyle gözle görülür bir nem de vermiyor.Pullanma da gözlemlemedim.Yalnızca saçlarımı uzatma çabalarım boşa gitmesin diye şampuan olarak kullanamadım ürünü.Şampuan özelliği hususunda malesef deneyimim yok.
İçerik konusunda paraben olmayan bir ürün olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yalnızca içerikteki citric asit olmasa daha iyiydi.


Eğer küvetiniz varsa sıcak suyun içine bu ürünü damlatıp keyif yapabilirsiniz.Ya da kese/duş lifi gibi ürünlerin üzerine döküp yine köpüğün keyfini çıkarabilirsiniz.

  Bir daha alırmısın bu ürünü diye sorarsanız alırım! Diye cevap verebilirim. Ancak alacağım ürün ya gül ya da lavanta aromalısı olur. Zira onların kokusunun daha güzel olacağını düşünüyorum :)


Güzel bir keyifti, size de bol keyifler.


Sevgilerimle
Nihan
  
Farmasi üyeliği için: İlgili linkten Farmasi kayıt formunu doldurduktan sonra en kısa süre içinde belirtmiş olduğunuz iletişim numaranızdan aranırsınız. Kayıt bilgileriniz alındıktan sonra hemen Farmasi Üyelik işleminiz tamamlanır. Anında sisteme girip sipariş vermeye başlayabilir üye kaydedebilir ve kampanyalarınızı takip edebilirsiniz.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

FLORMAR BEAUTY TOYS OJE YORUMLARI

Uzun bir süredir oje yazısı yazmadığımı keşfettim ve hemen güzel bir seri ile başlamayı düşündüm.

Mevsim yaz olunca fresh renkleri daha çok kullanmaya başlıyoruz; pembeler maviler mint yeşilleri.Her ne kadar erkek kişileri bu renklerden hiç hoşlanmasa da insanın içini açıyor değil mi bu renkler.Üstelik uzun, kısa her tür tırnak tipine de yakışıyor.



 Flormar bu sezonun en çok oje serisi çıkan firmalarından biriydi.Hatta var olanların da ambalajları değişiyor.Gidin kiosklarından bakın supershine ve supermatte ojeleri artık yeni ambalajlarında satılmaya başlandı.Sadece ambalaj da değil yeni seriler de çıkıyor.Örneğin kalın fırçalı jelly look'lar ve çabuk kuruyan quick dry ojeleri gibi.Bu aralar instagramda bir nail art furyasıdır gidiyor; ben de estetik olanlarını çok seviyorum.Tırnak yapım olarak nail art kullanamasam da nail art yapımı için müsait ojeler de piyasaya sürüldü Flormar tarafından.


    Bahsedeceğim oje serisi Beauty Toys...Pastel ve tam yazlık renkleri ile kalbimizi çalan bu seri bizlere hem kolay nail art yapmamızı sağlayan ince fırçası ve kolay kuruyan yapısı ile rahat bir sürüm sağlıyor.Hatta ojelere öyle güzel isimler verilmiş ki, hem akılda kalıyor hem de şirin renkleri ile güzel bir görüntü elde ediyorsunuz.

     Ben zevkime göre beğendiğim Cookie Monster( boncuk mavisi), Purr Cat ( nude tonu), Frog Prince (su yeşili) ve Princess Castle (duman grisi) renklerini denedim.Frog Prince rengi dışındaki 3 rengi çok kolay bir şekilde sürdüm.İlk katta anlıyorsunuz zaten ojenin güzel formda olduğunu.Bakın ne kadar tatlılar :)

                                                                 Cookie Monster


                                                                    Princess Castle


Purr Cat


                                                                     Fross Prince



Frog Prince renginde ise ilk katta problem vardı, diğer ojeleri sürerken 2 kat yeterli gelse de bu ojede ilk katta dalgalanma ve zor sürüm gözlemledim ve 3 katta renk kendini bulabildi.Ancak her seride sıkıntılı renkler olabilir bu çok normal.Bu su yeşili oje durduğu yerde kıvamlandı ve ojede bir sorun olduğu çok açıktı.Küçük yapıdaki tırnaklar bu sorunu yaşamayacaktır, benim tırnak yatağım çok uzun olduğu için ne sürsem şişe yarıya iniyor zaten:))

  İçlerinde en çok Purr Cat ve Cookie Monster renklerini beğendim.Çok da kolay sürüldüler.Kuruma hızları da tatmin edici düzeyde.Ojeler parlak bitirişli ve 3 gün çok suda olmadığınız sürece dayanıklı.Diğer renklerini de almayı düşünüyorum dediğim tek seri oldu zira jelly look ve quick dry serisini pek beğenmemiştim.



   Türk kozmetiği olarak oje sektöründe değişken serilere pek alışkın değiliz ancak; bu son yıl yapılan atılım takdir edici düzeyde.

   Siz hangi rengi beğendiniz?

  Böylesi tatlı renklerle keyifli bir yaz geçirmeniz dileğiyle:)

   Sevgiler

   Nihan

SELECTIVE AMMINO KERATIN SAÇ BAKIM MASKESİ YORUMLARIM

Saç bakımında ismini sıkça duyduğumuz keratinin saçlarımıza pek çok faydası var.Öncelikle keratinin ne olduğunu açıklamak ile başlamalı yazımıza.
    Keratin  saçımızda,derimizde, tırnaklarımızda ve dişlerimizde bulunan bir madde arkadaşlar. Ve bizler saçımızdaki keratin yapısına çoğu zaman ısıya ya da kimyasallarla zarar veriyoruz.Bu da saç uçlarımızın birbirine dolaşmasına ve dengesinin bozulmasına ve saçın donuk bir görünüme sahip olmasına neden oluyor.İşte "keratinin" tüm bu maddelere karşı aslında  “koruyucu” olarak görev yapıyor.Saçımızı, derimizi ve tırnaklarımızı koruyan madde keratin!
    Bu yazının kuaförlerde ısı yardımı ile yapılan keratin bakımı ile bir ilgisi yok.Ancak ürün içeriğindeki keratin aminoasitleri ile evimizde buna benzer bir bakım yapmamız mümkün.Bunun için de size önereceğim ürünlerden biri de Selective Ammino Keratin Saç Bakım Maskesi.



   İster sağlıklı saçlara sahip olun, ister çok yıpranmış saçlara sahip olun saçlarımızın proteine (ki bu protein yakın zamanda takip ettiğim bir yerde iyiniyetli bir şaka da olsa hoşuma gitmeyen bir benzetmeye konu oldu), keratin ve provitamin B5e ihtiyacı var.Sağlıklı da olsanız geleceğe yatırım yapmak durumundayız.Post Menopoz dönemimizde vücudumuzdaki çoğu hormonun geri çekilmesi bizim ciddi saç kayıpları yaşamamıza neden olabilir.Bu sebeple özellikle 25-45 yaş aralığında geleceğimize yatırım yapmamız gerekmekte.

    Elbette çoğumuz bir çok yağ içeren saç bakım kürlerini kullanıyoruz.Ancak sadece yağ başlı başına bir bakım aracı olamıyor malesef.Belki saçlarımız uzuyor, kırık görünümü hafifliyor ama ya içerdeki durum? Biz sadece saçlarımızı görebiliyoruz!

   İşte Selective Ammino Keratin saç bakım maskesinde bu bahsettiğim saça faydalı olan herşey mevcut.Özellikle çok fazla yıpranmış saçları canlandırmaya yönelik olarak üründe hiperproteinli krem, keratin aminoasitleri ve provitamin B5 bulunmakta.Hemen faydalı içerik bilgisi ve hedeflerini sizlerle paylaşmak istedim.


Ürün Özellikleri :

* Çok zarar görmüş saçlar için  canlandırıcı hiperproteinli  maske içeriyor.

* Saçın ihtiyacı olduğu tüm protein ve nem yüklemesini maksimum düzeyde sağlamaya yardımcı oluyor.

*Keratin aminoasitleri ve provitamin B5 içeriyor.

*Kılcal yapıların canlılık kazanmasına ve korunmasına yardımcı bileşenler içeriyor.

*Saçın iç maddesinin yenilenmesine yardımcı oluyor.

*Düşük molekül ağırlığı sayesinde saça sızarak nemlendiriyor ve ağırlık yapmıyor.

    Evet saçtaki kılcal yapı diyoruz çünkü saçımıza uyguladığımız boya, jöle, sprey gibi işlemlerin saç gözeneklerini tıkadığı aşikar.Kuaförler ile yaptığım görüşmelerde karşıma çıkan en önemli cümle "SAÇ DERİMİZİN YÜZ DERİMİZDEN HİÇBİR FARKI OLMADIĞI"!O zaman saç derisindeki gözenekleri yani saçtaki kılcal yapıyı da korumamız gerekiyor.Sürekli tahriş olan ve kuruyan saç derisi, saç köklerini de zayıflatarak koparak dökülmelerine zemin hazırlıyor.Bunun için ise saçlarımızın kuvvet aldığı saç derimizi sürekli vitamin ve proteinler ile desteklemeli ve ihtiyacı olan nemi vererek saçlarımızın sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlamalıyız.

    Selective Ammino Keratin Maskesi ile 4 hafta önce tanıştım.Oldukça bereketli bir ürün öncelikle 300 ml.Saçınıza uzun zaman yetebilecek bir ürün.Üstelik mis gibi muzlu süt kokuyor, kokusu sizi rahatsız edebilecek bir ürün değil.Perma, saç boyama, balyaj, röfle, klor zararları, saç akıtma işlemleri ile yıpranmış saçlara nokta atışı yaptığını kesinlikle söylemeliyim.

   Yalnız ürün ambalajında ürünün nasıl uygulanması gerektiği ilginç bir şekilde yazmıyor.Ancak marka sitesinde ürünü nasıl kullanacağınız belirtilmiş.Ben bu açıklama ile bağlı kalmadım tabii ki, daha da geliştirdim.

Sitedeki açıklama:

Temiz ve nemli saça masaj yaparak yediriyoruz ve minimum 5-10 dakika bekletiyoruz ( Dilersek bekleme süresinde ürünün saça daha güzel nüfuz etmesi için sıcak bir havlu ile saçlarınızı sarabilirsiniz)Daha sonra sadece bol ılık su ile duruluyoruz.

   Bana göre bu uygulama saç kremi uygulaması ile eşdeğer.Tam bir bakım değil.Size küçük bir tüyo vereyim banyoda saç kremi uygulaması yaparken hemen kremleyip durulamayın saçlarınızı.5 10 dakika tutun saçlarınızda.Saç kremi maske görevi görerek saçınızda işçi gibi çalışacak ve saçlarınız eğer soğuğa dönük ılık su ile yıkarsanız daha da parlayacaktır.

Ben nasıl uyguladım?

    Ki asıl bu yöntemin yıpranmış saçlar için kullanılması gerekiyor. Saçınızı saç yapınıza uygun bir şampuanla yıkayıp duruladıktan sonra nemini iyice aldırın.Saçınıza yeter miktarda tüm saçınıza uygulayarak bone ile kapatın. Bir güzel uyku çekin.Bekleme süreniz 7-8 saat arası olacak.Sabah kalktığınızda ise soğuğa dönük ılık su ile durulayın ve başka bir işlem yapmayın.Bu uygulama kür uygulamasıdır.Haftada 1-2  kez mutlaka bu kürü yapın.
   4 haftada bazen saç kremi olarak, bazen ise kür olarak uyguladığım bu yöntem ile;

* Saç derim inanılmaz ferahladı, yağ dengesi yerine geldi.

* Saçlarımda daha yoğun bir parlaklık elde ettim.

* Uzama hızı arttı ki 2 hafta önce boya yaptığım saçım 1 hafta sonra boya ister hale gelecek.

* Saçlarımda yumuşak ama dolgun bir görüntü var.

* Saç dökülme sayısı azaldı, günde 2-3 tel dökülme yaşıyorum.

* Fazla kırık problemim olmasa da saç uçlarım saçak saçak görünmüyor.

* O kadar çok bebek saçım var ki anlatamam.


Ürünün faydaları bu şekilde.ANCAK.....

    Üründe malesef parabenin tillahı var.Bozulmaması için ürün içeriğine konulan paraben türevlerine ben fazla takılmasam da ürün içeriğine takık ya da gebe arkadaşlarımız için malesef kötü bir haber bu.

   Bu olumsuz özellik dışında ürün gayet kullanılabilir ve saça gerçekten faydası olan bir ürün.Biliyorum Selective Ammino Keratin yazısını merakla beklediniz ancak, bu tip ürünlerin en az 3 hafta deneyimlenmesi gerektiğini sizlere belirtmiştim.Artık rahatlıkla sizlerle paylaşabilirim.

    Unutmayın saçlarınız mat, dolaşık ve incelmişse keratin desteği şart!

    Umarım sizler için faydalı bir yazı olmuştur.

    Bakımlı günler diliyorum.

    Sevgilerimle
    Nihan

4 Ağustos 2014 Pazartesi

GARNIER PURE ACTIVE SİVİLCE KARŞITI BB KREM YORUMLARIM

   Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim ancak hatırlatmakta fayda var.Türk bayanları olarak BB kremle tanışmamızı sağlayan ilk marka Garnier idi.İlk önce su gibi bir BB krem ile tanıştık.Baktık ki bu krem her cilt yapısına uygun değil; Garnier karma ve yağlı ciltler için yeni bir seri çıkardı.O kremden birçoğumuzun memnun kaldığını söyleyebiliriz.Ne var ki gözenekler tıkanıyor, problemli ciltlerin derdi devam ediyordu.

      Firma bu konuyu masaya yatırmış olacak ki Pure Active versiyonu yani “Saf & Temiz” versiyonu çıkarıldı.Geliştirilen antibakteriyel içerik bu kez akneli, hassas ve kızarmaya meyilli ciltleri hedef aldı.



     Antibakteriyel diyorum çünkü bu ürünün içeriğinde salisilik asit mevcut.Salisilik asit akne oluşumunu engeller, akne var ise iyileşmesine yardımcıdır ve cildi derinlemesine temizler.İnternette okuduğunuz sivilce karşıtı ve peeling görevi gören maskelerde aspirin kullanılmasının sebebi de aspirinin başlı başına salisilik asit içermesinden ileri gelir.

    Garnier Pure Active Saf&Temiz BB Krem sadece Salisilik Asit içermekle kalmıyor, ciltteki ton eşitsizliklerini gidermeye yönelik mineral pigmentleri de barındırıyor.
5'i 1 arada cilt problemlerine karşı:

• Nemlendirme
• Cilt rengini eşitleme
• Mat bir görünüm verme
• Gözenekleri sıkılaştırma
• Cilt problemleri ile savaşma hedefleri olan bu ürün hangilerini gerçekleştiriyor bir bakalım:

      Ürünü uyguladığımda cildimde bir ferahlama ve rahatlama hissettim.Cildime güzel bir nemlilik verdi.Garnier markasının diğer BB kremlerine nazaran daha kıvamlı ama yağlı hissi vermeyen hafif yapıda olduğu aşikar.Cildi yumuşatarak taze bir his veriyor. 

      Cilt tonunu eşitleme olarak ise diğer BB kremlerinden çok daha başarılı buldum. Yukarıda da belirttiğim üzere yapısı daha kıvamlı ve kapatıcılığı bir tık (sadece bir tık) daha iyi durumda. Zira aksi de düşünülemezdi problemli ve akneli bir cildi hedef alan ürünün bu cilt sorunlarını kapatabilmesi için daha yoğun kapatıcılıkta olması gerekir.Benim cildimi güzel eşitledi ve iki üç lekemi de kapattı.


     Mat bir görünüm verdiğini iddia etmek ise gerçekten sizi kandırmak olur arkadaşlar.Ürünü kış ve yaz aylarında denedim; her iki mevsimde de gayet parlak bitirişli bir görünüm verdi.Kesinlikle matlık yok.T bölgemde hafif bir yağlanma da gözlemledim.

     Gözenek sıkılaştırma etkisini test edebilmem için ürünü çok sık kullanmam gerekirdi.Ancak İnstagramda paylaşım yapmadığım süre zarfında bu BB kremi kullandım.Gözenek problemim yok ama belirgin yerlerde küçülme gözlemlemedim.Ancak bilirsiniz ki bazı fondotenler gözenekleri belli eder; bu kremle belirginleşme gibi bir sorun da yaşamadım.


       Ürün iki renkten ibaret "Light" ve "Medium" olmak üzere.Kış ve bahar aylarında ten rengim hiçbir zaman light ya da medium olmamıştır.O sebeple karıştırmak için iki rengi de bende mevcut. Şuanda yaz aylarında hafif bronzlaştığımdan medium rengi harika oluyor.

  BB kremde 15 faktör güneş koruması da mevcut.Zira spf olmasaydı ürünü çok eleştirecektim.Problemli diye adlandırdığımız ciltlerin güneş ışınlarından özellikle kaçınması gerekir.Aksi halde mevcut her sivilce yerinde lekelenme dahi görülebilir.O sebeple düşük de olsa spf içermesi olumlu bir özellik.

      Söylediğim gibi matlık yok,  kapatıcılık orta düzeyde ama en olumsuz yanı ÇOK KÖTÜ KOKMASI! Ürün kokusunu hiç beğenmedim, salatalık kokusu desem değil; ilaç kokusu desem değil ikisinin arası birşey.

    Onun dışında verdiği ferahlık ve hafiflik, ürünü kullanırken sivilce problemi yaşamamam, cildimde hassasiyet oluşturmamasından dolayı memnun kaldığım bir ürün.Dediğim gibi salisilik asit dolayısıyla zaten gözenekleri tıkamadığı için kullanılabilir bir ürün.

   Karma ve yağlı,  problemli ciltler kullanabilir:)

Sevgilerimle
Nihan

3 Ağustos 2014 Pazar

RİMMEL WONDER'FULL WİTH ARGAN OİL MASCARA YORUMLARI

    Herhalde en sık maskara yenileyen firma hangisi diye sorsanız hiç tereddütsüz Rimmel markasını söylerim size. Uzun bir süredir Scandal Eyes serisi ile sürekli olarak maskara geliştiren Rimmel sonunda bu seriye dahil olmayan bir maskara geliştirdi.Sonunda diyorum çünkü Scandal Eyes serisini yorumlarken sizlere hep açık bir kapı ve soru işareti bırakmıştım.

    Nihanperi bloğu için haftada 2 ya da 3 gün kozmetik mağazalarında keşifler yaptığımı hepiniz biliyorsunuz.Bu keşifler en yeni ürünleri ilk olarak sizlere aktarmamı sağlıyor. Rimmel Wonder'full with Argan maskarası da bu ilklerden biri.Ki daha Watsons bile sayfalarında bu rimele henüz yer vermedi.


     Kirpik yapımdan mıdır bilmem plastik ve taraklı fırçalardan daha çok verim aldığımı söyleyebilirim.Hatta Loreal Wings Midnight Black maskarası ve Farmasi All İn One maskarası da son memnun kaldığım maskaralardı.Fırça yapısına baktığımızda genellikle yukarıda belirttiğim tipteki fırçaya sahip rimeller çok daha güzel benim için.

     Rimmel Wonder'full Argan Yağlı maskara kirpikleri tarayarak dolgunlaştırmayı hedefleyen bir maskara. "Smooth Oparate" iddiası ise aynı zamanda kirpikleri düzgünleştirdiğini gösteriyor.Bazı rimel uygulamalarında yapışan ve karışan kirpikleri görebiliyoruz. Bu rimelin hedefi ise kirpikleri düzgün bir şekilde tarayarak topaklaştırmadan kalkık ve güzel görünen kirpikler yaratması.

    Ambalaj olarak benim zevkime göre Rimmelin yaptığı en şık maskara diyebilirim. Dore rengiyle çok şık bir görüntü sağlanmış.



     Dediğim gibi fırça plastik ve dişli bir şekle sahip.O sebeple uygulaması çok daha kolay.Kirpikleri tarıyor ve güzel bir şekil veriyor.

      Ekstra artısı ise argan yağı içermesi ki içeriğinde argan yağı olduğunu rimelin yapısından anlayabiliyoruz.Çoğu rimelin aksine daha akışkan bir yapısı var.Esasen akışkan rimeller beni korkutur; çünkü kirpikleri yapıştırmaya meyilli bütün rimeller bu şekilde akışkan yapıya sahip rimellerdir.Ancak ben böyle bir sorunla karşılaşmadım.



       Kirpiklerimi güzel bir şekilde tarayarak dolgunlaştırdı.Akma ve topaklanma yaptı mı diye sorarsanız Scandal Eyes serisinden farklı olarak ve bir harelenme ne de kirpik altlarında dökülmelere rastlamadım. Bu da benim için çok güzel bir özellik, zira rimelsiz dışarı çıkmam genellikle.

      Rimel içeriğinde yağ olması kirpikleri besleme faydasının yanı sıra rimelin daha parlak bir görüntü vermesini sağlamış. Ortalama siyahlıkta bir renge sahip olmasına rağmen siyahlığında güzel bir parlaklık var.



     19.90 fiyata göre oldukça fonksiyonlu ve memnun kalabileceğiniz bir rimel olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

     Bu rimeli kullanarak yaptığım bir makyajı da yazımıza ekleyerek yazımıza son verelim.


    Umarım yazı sizler için faydalı olmuştur.

    Bir sonraki yazımızda görüşmel dileğiyle.
    Sevgilerimle
     NIHAN
     
Copyright © 2014 NIHANPERI

Distributed By Blogger Templates | Designed By Darmowe dodatki na blogi